İsviçre Bankalarında Düzenleme Gerilimi: UBS İçin Kritik Sermaye Kararı Yaklaşıyor
İsviçre'de Credit Suisse krizinin ardından hazırlanan yeni bankacılık kuralları, finansal istikrar ile ülkenin küresel finans merkezi olarak rekabet gücü arasındaki dengeyi yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı. İsviçre Bankacılar Birliği'nin gelecek ay görevi devralacak başkanı Giorgio Pradelli, bankalara getirilecek kuralların ölçüsünün kaçırılması halinde İsviçre'nin uluslararası finans alanındaki güçlü konumunun kalıcı kabul edilmemesi gerektiği uyarısında bulundu.
EFG International'ın üst yöneticiliğini de sürdüren Pradelli'nin açıklaması, İsviçre parlamentosunda UBS'yi doğrudan ilgilendiren sermaye düzenlemeleri için kritik görüşmelerin hemen öncesinde geldi. Reuters'ın 30 Ağustos'ta Türkiye saatiyle 11.16'da yayımladığı habere göre, parlamentodaki ilgili komitenin önümüzdeki günlerde yeni bankacılık düzenlemeleri üzerinde yeniden çalışması bekleniyor.
Tartışmanın merkezinde UBS'nin sermaye yükü var
İsviçre hükümetinin hazırladığı düzenleme paketinin en önemli başlıklarından biri, sistemik öneme sahip bankaların yabancı iştiraklerini daha güçlü özkaynakla desteklemesi. Federal Konseyin kabul ettiği çerçeve, bu iştiraklerin gelecekte Common Equity Tier 1 olarak bilinen en yüksek kaliteli çekirdek sermayeyle tam olarak karşılanmasını öngörüyor.
Credit Suisse'in 2023'te yaşadığı kriz ve UBS tarafından devralınması, İsviçre'de tek bir küresel ölçekte büyük bankanın sistem içindeki ağırlığını belirgin biçimde artırdı. Bu nedenle hükümet ve İsviçre Merkez Bankası, olası yeni bir krizin kamu maliyesine ve vergi mükelleflerine yüklenmesini önleyecek daha güçlü tamponların gerekli olduğunu savunuyor.
Reuters'ın daha önce aktardığı hesaplamalara göre parlamentoda tartışılan yapı, UBS açısından yaklaşık 20 milyar dolarlık ilave CET1 sermaye ihtiyacı doğurabilir. İsviçre Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Antoine Martin de bu hafta daha güçlü sermaye seviyelerinin bankalar için zorunlu olarak rekabet dezavantajı yaratmadığını belirterek hükümetin yaklaşımına destek vermişti.
Bankacılık sektörü rekabet gücüne dikkat çekiyor
Sektör cephesindeki itiraz ise düzenlemenin gerekliliğinden çok kapsamı ve maliyeti üzerinde yoğunlaşıyor. Pradelli, doğru düzenleyici çerçevenin İsviçre'nin finans merkezi konumunu koruması açısından kritik olduğunu vurgularken, aşırıya kaçan kuralların uluslararası müşteriler ve sermaye açısından ülkenin cazibesini azaltabileceğine işaret etti.
UBS de daha önce hükümetin sermaye planlarının orantısız olduğunu savunmuştu. Banka, yabancı iştiraklerin tamamen CET1 ile desteklenmesi halinde uluslararası rakiplerine kıyasla daha ağır bir sermaye yüküyle karşılaşacağını ve bunun iş modelini etkileyebileceğini belirtiyor. Buna karşılık hükümet, Credit Suisse deneyiminin mevcut "too big to fail" çerçevesindeki açıkları ortaya çıkardığı görüşünde.
31 Ağustos toplantısı kritik
İsviçre parlamentosunun üst kanadındaki Ekonomik İşler ve Vergilendirme Komitesi, 11 Ağustos'taki görüşmelerinde uzlaşmaya varamamıştı. Komitenin 31 Ağustos'ta konuyu yeniden ele alması planlanıyor. Masadaki seçeneklerden biri, UBS'nin sermaye ihtiyacının bir bölümünü daha düşük maliyetli Additional Tier 1 araçlarıyla karşılamasına izin verilmesi.
Bu nedenle tartışma yalnızca UBS'nin bilançosunu ilgilendiren teknik bir sermaye meselesi değil. Alınacak karar, Credit Suisse sonrasında İsviçre'nin bankacılık sisteminde ne kadar güvenlik tamponu istediğini ve bu güvenlik için küresel rekabet açısından ne kadar maliyeti kabul edeceğini gösterecek. Önümüzdeki komite görüşmesi, hükümetin daha sert yaklaşımı ile sektörün daha ölçülü düzenleme talebi arasındaki ilk somut denge noktasını oluşturabilir.
Burada yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım kararlarınız, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.











Yorum Yaz